Art Basel’e Gidecek Mimar Sinan’lı Gençleri Belirledik

25 Haziran 2012’de kaleme aldığım blog yazımda, Art Basel’in önemine değinmiş, genç sanatçı adaylarının mutlaka görmesi gereken, sanat anlayışlarına ve görgülerine katkıda bulunacak bir etkinlik olduğunun altını çizmiştim. İlgili yazıyı buradan okuyabilirsiniz.

https://eminhitay.com/tr/2011/06/25/art-basel-2012-ve-gelecegin-turk-sanatcilari/

O günden başlayarak, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi ile yürüttüğümüz görüşmeler sonucunda bugün Güzel Sanatlar Fakültesi Resim ve Heykel bölümlerinden değerli hocalarımızla birlikte Art Basel’e gidecek gençleri belirlemek üzere bir araya geldik.

Soldan sağa: Prof. Nedret Sekban, Prof. Mehmet Mahir, Prof. Aydın Ayan, Prof. Kemal İskender ve Yrd.Doç. Sedat Balkır

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü öğretim üyeleri; Prof. Vedat Somay, Prof. Rahmi Aksungur, Prof. Fatma Akyürek ve Doç. Neslihan Pala ile Resim Bölümü öğretim üyeleri; Prof. Kemal İskender, Prof. Aydın Ayan, Prof. Nedret Sekban, Yrd.Doç. Sedat Balkır ve benim de içinde bulunduğum birer seçici kurulla birlikte Art Basel’e gidecek 3 genç sanatçı adayını belirledik.

 

Soldan Sağa: Prof. Rahmi Aksungur, Doç. Neslihan Pala, Prof. Vedat Somay ve Prof. Fatma Akyürek

Bu yılki etkinliğimize gitmeye hak kazanmış olan, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim bölümü öğrencisi Emine Dokumacı, Tarık Töre Elgay ile Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel bölümü öğrencisi Nergiz Yeşil’i tebrik ederim. Haziran ayında, Art Basel’i bu üç arkadaşımızla birlikte gezmekten keyif alacağım.

Art Basel 2012 ve Geleceğin Türk Sanatçıları

Dokuz yıldan beri bir senesi hariç- her sene Art Basel’e gidiyorum. Bu sene de 13-16 Haziran tarihlerinde oradaydım. Art Basel, her zamanki gibi görkemliydi ve dünyanın dört bir yanından seçilmiş en iyi galeriler yine oradaydı. Ağırlıklı çağdaş eserlerin yanısıra Picasso, Miro, Dali gibi sanatçıların eserleri de alıcılar için boy gösterdi. Beyeler Vakfı’nın Jeff Koons sergisi görülmeye değerdi. Akşamları da genellikle terasını çok beğendiğim Les Trois Rois, nam-ı diğer Drei König (Üç Kral) Oteli’ndeydim.

Yazımda sanat kritiği yapmayacağım. Benim işim değil. Ancak cep telefonumla Art Basel’e ait bazı görüntüler aldım, linkten bakabilirsiniz…

Bugünkü asıl konumuz; şu anda üniversitelerin güzel sanatlar fakültelerinde okuyan gençlerimiz…

Gençlerimizin çoğu, okulunu bitirene kadar yurtdışındaki sanat etkinliklerine katılamıyor. Peki bu gençlerimize bizler nasıl bir fırsat tanıyabiliriz? Onların genelde teorik ve pratik yurtiçi sanat bilgi ve görgülerini nasıl artırabiliriz? Tabii ki onların da önemli sanat etkinliklerinde bulunmalarını sağlayarak… Çünkü sanat, ağırlıklı görseldir.

Ben, önümüzdeki seneki Art Basel’den başlamak üzere Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi’nden üç öğrenciye sponsor olarak, üç gün Art Basel’de olmalarını sağlayacağım. Bu sponsorluğa üç gencimizin uçak bileti, konaklaması, fuara giriş biletleri ve üç günlük cep harçlığı da dahil olacak.

Bununla ilgili olarak uygun bir zamanda Mimar Sinan Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı’nı ziyaret edip, bana nasıl yardımcı olabileceklerini konuşacağım. Okulun hangi sınıfından, hangi kriterlere sahip üç öğrenciyi seçeceklerinin tanımlanması gerekiyor. Karar verilen değerlendirme kriterlerine göre en geç Nisan ayında seçilen üç Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencimiz, 2013 Haziran ayında Art Basel’de olacaklar.

Türkiye’de güzel sanatlar fakültesi olan üniversite sayısı Kıbrıs dahil 55. Mimar Sinan, Marmara, 9 Eylül, Uludağ, Trakya, Çukurova, Zonguldak, Akdeniz Üniversiteleri bunlardan sadece birkaçı.

Türkiye’de koleksiyoner, sanatsever iş dünyamızdan yakınen tanıdığım çok değerli kişiler var. Buradan onlara seslenmek istiyorum : Sevgili Suzan Sabancı, değerli arkadaşım Nezih Barut, sevgili Ferit Şahenk, değerli Ahmet Kocabıyık, sevgili Can Elgiz, sevgili Ali Dinçkök, önemli koleksiyonerlerimizden Ömer Koç, sevgili Vuslat Doğan Sabancı, değerli arkadaşım Hakan Çarmıklı ve daha ismini sayamadığım nice değerli sanatsever, koleksiyoner iş insanlarımız, haydi sizler de yukarıda ismi bulunan veya ismini yazmadığım ve sizin seçtiğiniz okullarımızdaki geleceğin üç Türk sanatçısına sponsor olun, gençlerimiz okul sıralarındayken Art Basel gibi dünyanın en büyük sanat etkinliği ile tanışsınlar.

Her kişi veya kurum, üçer öğrencimize sponsor olsun… Türkiye’deki tüm okullar bittiğinde yeni sponsorlarımızla, okullarımızda ikinci üç kişilik turumuzu yapalım.

Bir seyahat acentesi seçeriz, her şeyi onlar organize eder. Bizlere sadece acentenin gönderdiği faturayı ödemek kalır.

Bakın ileride başka neler olabilir… Art Basel’e giden gençlerimiz Kasım-Aralık gibi bir zamanda, toplu olarak, bir kokteyl eşliğinde karma sergi yaparlar ve eserlerini sanatseverlerimiz satın alır. Ayrıca galeri sahipleri bu gençlerin eserlerini görür ve beğendikleri ile anlaşma yaparlar. Böylelikle gençlerimiz eserlerini sergileme, satma ve deneyim kazanma şansına kavuşurlar, diğer yandan galericiler ile anlaşırlarsa profesyonel sanat hayatlarına adım atmış olurlar. Bir dahaki sene yine böyle yaparız ve bu böyle sürer gider…

Öğrencilerimizin eserlerini sergileyeceği karma sergiyi ise -gençlerimize bu imkanı sağlarlarsa- Akbank, Garanti Bankası, Borusan Holding gibi değerli kuruluşlarımızın sanat etkinliklerini düzenlediği yerlerde yapabiliriz. Bir sene birinde, diğer sene öbüründe olur.

Dilerim kısa sürede öğrencilerimizin sayısı o kadar artar ki, gelecekte sadece onlar için bir uçağı kendilerine özel kiralayıp, Basel’e uçurur, el birliği ile geleceğin Türk Güzel Sanatlarına ve sanatçılarına destek olmuş oluruz.

Ben seneye başlıyorum. Haydi…